|
İlaçla Diyette Doktor Kontrolü Şart
Metabolizmanız hızlı mı?
Sorularımızı cevaplandırarak, metabolizmanızın hızını tespit edin. Sonra
da vücudunuza uygun hızlandırma yöntemini seçin. Her evet cevabı için
kendinize bir puan verip, puanlarınızı toplayın.
1) Kilo vermek sizin için kilo almaktan daha mı kolay?
Evet
Hayır
) Sık sık kahvaltıyı atlar mısınız?
Evet
Hayır
3) Öğünleriniz arasında 4-5 saatten daha mı fazla vakit geçer?
Evet
Hayır
4) Dışarıda yemek yediğinizde, kremalı, tereyağlı ve peynirli çeşitler
mi ısmarlarsınız?
Evet
Hayır
5) Yemek yedikten sonra ağırlık hisseder misiniz?
Evet
Hayır
6) Genellikle kilo verdiğinizde, onları kolayca geri alır mısınız?
Evet
Hayır
7) Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna gibi işlenmiş karbonhidratları
sıkça tüketir misiniz?
Evet
Hayır
8) Günde 8 bardaktan daha mı az su içersiniz?
Evet
Hayır
9) Popüler diyetleri dener misiniz?
Evet
Hayır
10) Haftada 5 kereden daha mı az egzersiz yaparsınız? (Her defa için en
az 30 dakika egzersiz yapılmalı.)
Evet
Hayır
11) Haftada üç kereden daha mı az ağırlık kaldırırsınız?
Evet
Hayır
12) Tatlı yerken, kendinizi durdurmakta zorlanıyor musunuz?
Evet
Hayır
Değerlendirme
0 puan: Metabolizmanız saat gibi
Beslenme ve egzersiz temponuzdan vazgeçmeden, birkaç haftada bir
egzersizlerinizi çeşitlendirebilirsiniz. Yürüyüş bandını kullanıyorsanız,
düz yürümek yerine eğimli yürüme programlarını da deneyin. Böylece yüzde
50 daha fazla kalori yakarsınız. Kaldırdığınız ağırlıkları yavaş yavaş
artırın.
1-3 puan arası: Metabolizmanız hızlı ama onu daha da
hızlandırabilirsiniz
Muhtemelen büyük porsiyonları tercih edersiniz. Bir öğünde çok yerseniz
metabolizmanız yorulur ve yavaşlar. Haftada bir, yediklerinizi ölçerek
yemeye çalışın, böylece ideal porsiyon büyüklüğü hakkında fikir sahibi
olabilirsiniz. Akşam yemeğinden önce bir fincan kahve için. Bu iştahınızı
azaltır.
4-8 puan arası: Metabolizmanız oldukça yavaş ve bu durumun sorumlusu
yetersiz beslenmeniz ve zayıf egzersiz programınız
Egzersiz yapıyorsunuz ama maalesef yeterli değil. Egzersiz vücudu formda
tutmakla kalmaz, kasları güçlendirdiği için kalori yakmanızı da
hızlandırır (kaslar yağlardan daha fazla kalori yakar). Sizi aç tutan
diyet tutkunuzdan vazgeçin, onlar metabolizma hızınızı düşürür. Öğünleri
atlayıp, günün belli başlı saatlerinde kendinizi kurt gibi aç
hissediyorsanız, öğünlerinizi şu şekilde çoğaltın: Öğle yemeğinin 1/3'ünü
11'de, ikinci 1/3'ünü 1'de, kalan 1/3'ünü saat 3'te yiyin.
9-12 puan arası: Metabolizmanız yavaş ama onu hızlandırmak sizin
elinizde
Başlangıç olarak günde 5-6 öğün yemek yemeyi deneyin. Ara öğünlerde,
istediğiniz kadar sebze tüketebilirsiniz. Sebzelerin içindeki lifler,
sindirimi yavaşlatıp, sizi daha uzun süre tok tutar. Spor yapmak için
fırsatınız olmasa da üzülmeyin. Her gün 15 dakikalık bir yürüyüş bile size
oldukça yararlı olabilir. Hiç zamanım yok diyorsanız, hemen araca binmek
yerine, iş dönüşü bir durak yürüyün, yeter. Haftada en az 3 kez egzersiz
yapmayı deneyin (ideali 5 kez), hayatınızdaki değişikliği mutlaka
göreceksiniz.
İştahınızı
kesmek elinizde
İştahına engel olamayanlara yapılan önerilerde gün içinde sık ve az
öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu
olduğu belirtiliyor
Diyet yapmak isteyip, iştahına engel olamayanlara önerilerde bulunan
uzmanlar, gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden
çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, yeme isteğinin kontrol altında tutulması, atıştırma
krizinden kurtulmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su
içilmesi, yiyeceklerin iyice çiğnenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin
yapılması gerekiyor.
Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol
açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar, "Ancak beynimizin
bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol
ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen
buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu
veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek
sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden
çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme
isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek
miktarını en aza indirmiş olursunuz" ifadelerini kullanıyor.
Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını
önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor:
"Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer
yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için
sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim
sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek
daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat
alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla
yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı
hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol
açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi
hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze
otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz" tavsiyesinde bulunuyor."
Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da
altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık
hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin,
beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor.
Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda
giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade
ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu
vurgulayan uzmanlar, "Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz
arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim
sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj" ifadesini kullanıyor.
Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla
kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç
saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir
durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en
mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: "Çünkü öğün
saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha
kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem
vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği
duyarsınız."
Yemek yerken nelere dikkat etmeli
1-Çok Fazla Yemekten Kaçının
Yarı sindirilmiş besinler, bedende çürüyen kütleler oluşturur kan
dolaşımını zehirler ve sonuçta tüm sistemi zayıflatır. Açlık hissiniz tam
giderilmeden yemeyi bırakın, şeker ve diğer besleyiciler kan dolaşımına
geçip, beyni etkiler etkilemez “tok” hissedeceksiniz.
2- Yemek Yerken Huzurlu Olun
Ne yediğiniz kadar nasıl yediğinizde oldukça önemlidir. Acele, yorgun,
rahatsız, mutsuz ya da üzgün bir ruh hali ile yemek yerseniz besininiz
düzenli biçimde sindirilmeyecek ve tüm besleyici değeri kaybedilecektir.
Zihin hayal kırıklığı içinde olduğu zaman tüm beden de aynı durumda
olacaktır. İnsanların kızgınlık durumlarında çekilen mide ve karın bölgesi
fotoğraflarında, midenin, şişkin, kabarık, katı, kırmızı renkli olduğu,
hiç bir esnekliği ve doğal mide hareketlerinin de olmadığı görülmektedir.
Zihin ve beden bu durumda sağlıklı bir sindirim gerçekleştiremeyecektir.
Psikolojik olarak kendinizi kötü hissettiğiniz durumlarda yemek yemeniz
besinleri düzensiz sindirmenizin yanı sıra sindirilememiş besinlerin
bedeninizde çok zararlı asitler ve toksinler de üretmesine neden
olacaktır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar sakin bir durumda, huzurlu ve
mutlu bir ortamda yemeye çalışın.
3- Bir Öğünde Çok Değişik Türde Besin Almayın
Çok değişik türdeki besinler sindirim sistemini zorlar ve zayıflatır. Bu
nedenle bir öğünde dört çeşitten fazla besin almamaya özen gösterin.
Yemeklerinizi mümkün olduğunca basitleştirin ve özellikle baharatlı
yemeklerden uzak durmaya çalışın.
4- Yiyeceklerinizi Tam Olarak Çiğneyin
Özellikle pirinç, ekmek, makarna gibi sindirimi ağızda başlayan besinlerin
tükürükle karışması gerektiğinden iyice çiğnenmelidir. Tükürük yeterince
alkalindir, bu nedenle besinle yeterince karıştırıldığında asidik
besinlerin hastalıklı etkilerini nötrleştirmeye yardımcı olur.
5-Yemek Yerken Oturuşunuza Dikkat Edin
Sırtınız dik olarak oturursanız enerji omurganızdan kolayca akar ve
sindirim organlarına hiç bir basınç yapmaz. Aslında sindirim için en iyi
pozisyon bağdaş kurarak oturmaktır. Ayaktayken yemekten ve birşey içmekten
kaçınınız.
6-Yemekten Sonra Bir Süre Dinlenin ve Sağ Burun Deliğini Açık Tutun
Yemek yedikten sonra yorucu fiziksel ve zihinsel faaliyetlerden kaçının.
Yemek sırasında bedenin tüm enerjisi, bedenin kan sindirim organları için
gereklidir. Kanı fiziksel işler için kaslara veya yoğun düşünceyi sağlamak
için beyne göndermek kişinin fiziksel ve zihinsel yeterliliğini azaltır,
aynı zamanda sindirimi de engeller.
Bedende omuriliğin çevresinde halkalar çizerek geçen ve her bir burun
deliğinde son bulan iki büyük enerji kanalı vardır. Soluk ağırlıkla sol
burun deliğinden aktığı zaman, beden sakin, duyarlı durumda kalır. Ruhsal
enerji bedende dolaşır ve zihin de bilincin daha duyarlı durumuna
yükselir. Bu durum derin düşünce ya da meditasyon için çok uygundur.
Soluk, ağırlıklı olarak sağ burun deliğinden aktığı zaman, beden daha
fazla ısıtılmış, zihinle beden fiziksel faaliyet için hazır hale
gelmiştir. Bedenin sindirim için ısıya ihtiyacı olacağından, sağ burun
deliği yemek sırasında ve yemekten sonra sürekli olarak açık olmalıdır.
Yemek sırasında sağ burun deliği kapalı ve sol burun deliği açıksa kuru ve
ağır besinler yememek daha iyidir. Çünkü bunları sindirmek daha güç
olacaktır. Yemekten sonra soluğun sağ delikten akmasına dikkat ediniz,
solunuza doğru yatmak da tavsiye edilebilir, bu sayede sağ burun deliği
kendiliğinden açılacaktır.
7-Öğünler Arasında Yemekten Sakının Besinlerin midenizi terketmesi
ve sindirim özsularının tekrar birikip sonraki öğüne hazırlanması yaklaşık
olarak dört saat alır. Gün boyunca sürekli ve düzenli olarak yiyorsanız,
mide özsuyu yeterli sindirim gücünü taşımayacak ve zayıflayan mide özsuyu
besinleri kolayca sindirilmeyecektir. Günde dört öğünden fazla yemeyiniz.
8-Yatmadan Önce Geç Saatlerde Yemeyin Yatmadan önce yapılacak bir
yürüyüş sindirime yardımcı olacak, sizi gevşetecektir. Geceleri uyumakta
güçlük çekiyorsanız, bir bardak ılık süt için.
9-Hergün Bol Su İçin Su, bedeni zehirlerden ve atık maddelerden
temizler, saflaştırır. Sağlıklı bir kişi günde 3-4 litre su veya başka
içeceklerden içmelidir. Hasta insanlar-özellikle deri hastalığı olanlar-
günde 4 veya 5 litre su içmelidir. Çok su içemeyen bir insansanız hergün
aldığınız su miktarını artırın. Yemek sırasında ise fazla su içmeyin, aksi
taktirde sindirim salgıları seyrelir ve sindirim yavaşlar. İçtiğiniz suya
biraz limon ve tuz katabilirsiniz.
10-Çok Sıcak ve Çok Soğuk Yemeyin Çok sıcak besinler bedeni fazla
ısıtır. Ayrıca sınırlı bir ısı aralığında çalışabilen sindirim
enzimlerinin çalışmalarını engeller. Aynı zamanda sindirim sisteminin
içini kaplayan mukus zarını da bozabilir.
Yemeğinizi yemeden önce biraz soğutun. Öte yandan, çok soğuk besinler ve
serinleticiler de bağırsak kanalını büzüştürür, sindirimi çok zorlaştırır.
Ayrıca boğazınıza da zarar verici etki yapabilir. Soğuk yiyecekler nazik
soluk borularını büzüştürebilir ve onları daha duyarlı hale getirebilir.
Çok soğuk içecekler içmenin yarattığı şok astım krizi veya başka herhangi
bir alerjik reaksiyona sebep olabilir.
11- Bol Temiz Hava Alın ve Egzersiz Yapın Bedenin sindirim
organlarını kuvvetlendirmesi, uyarması ve sindirimi kolaylaştırması için
egzersiz yapmaya ihtiyaç vardır. Bedeniniz uyuşuk ve tembel bir durumdaysa
sindirim faaliyetiniz ve tüm sağlık durumunuz rahatsız olacaktır. Çünkü
sindirim ateşi bol miktarda oksijen “yakıt”ını gerektirir. Kabızlığın en
iyi tedavi şekli her gün bol egzersiz yapmak, en azından hergün açık
havada yürüyüşe çıkmaktır.
12-Her Yemekten Önce “Yarım Banyo” Alın Beden yemek sırasında ve
yemekten sonra çok miktarda ısı üretir, bu nedenle yemekten önce
serinletilmesi gerekir. Her öğün yemekten önce “yarım banyo” almalısınız.
 |